Yedekleme, alındığı gün değil geri dönüldüğü gün sınanır. Çoğu kurumda o gün ilk kez denenir — ve ilk kez denenen şey çalışmaz.
Yedekleme, kurumsal BT'de en çok kurulan ve en az kontrol edilen sistemdir. Görev planlanır, ilk hafta bildirimler takip edilir, sonra o e-postalar bir klasöre yönlendirilir ve bir daha açılmaz.
Sorun genellikle yedeğin alınmamasında değildir. Yedek alınır; ama geri dönüşün çalışıp çalışmadığı, ne kadar süreceği ve neyi kapsadığı hiç ölçülmemiştir. Bu üç bilinmeyen, hepsi birden ve en kötü anda ortaya çıkar.
"Yedek var" ile "geri dönebiliyorum" aynı şey değil
Yedekleme yazılımının "başarılı" demesi, verinin geri yüklenebileceği anlamına gelmez. Aradaki fark dört yerden çıkar:
- Kapsam. Altı ay önce eklenen sunucu ya da yeni açılan paylaşım, yedekleme görevine hiç dahil edilmemiştir. Görev başarıyla çalışır; sadece o veriyi almaz.
- Tutarlılık. Veritabanı çalışırken alınan ham kopya, geri yüklendiğinde açılmayabilir. Uygulama tutarlı yedekleme ayrı bir yapılandırma gerektirir.
- Bütünlük. Yedek dosyasının kendisi bozulmuş olabilir. Bu ancak dosya okunmaya çalışıldığında anlaşılır; o da genelde felaket anıdır.
- Erişim. Yedek şifrelidir ve anahtarı yalnızca aylar önce ayrılan bir çalışanın bilgisayarındadır. Veri durur, ama açılamaz.
Yedekleme bir dosya değil, bir süreçtir. Ölçülmediği sürece çalıştığı bilinemez.
Üç soru, üç sayı
Yedekleme konuşulurken üç sayının netleşmesi gerekir. Bu üçü yazılı değilse kurulum tamamlanmamıştır.
Ne kadar sürede geri dönerim? Sistemin yeniden çalışır hâle gelmesi için kabul edilebilir süre. Bu sayı, yedeğin nerede ve hangi biçimde durduğunu belirler.
Ne kadar veri kaybederim? İki yedek arasındaki süre kadar veri kaybedersiniz. Günlük yedekle çalışıyorsanız en kötü senaryoda bir günlük iş gider. Bu kabul edilebilir mi, cevabı finans tarafından gelmeli.
Ne kadar geriye gidebilirim? Bir hata üç hafta sonra fark edilirse, üç hafta öncesine dönebiliyor musunuz? Saklama süresi, fidye yazılımı gibi geç fark edilen olaylarda belirleyicidir.
Bu üç sayı aynı zamanda maliyeti belirler. Daha kısa süre ve daha uzun geçmiş her zaman daha pahalıdır; doğru cevap "en iyisi" değil, iş için yeterli olandır.
Yedek, kaynakla aynı yerde durmaz
Aynı odadaki, aynı depolamadaki ya da aynı ağdaki bir yedek, kaynağı etkileyen olaydan da etkilenir. Yangın, su baskını ve hırsızlık ikisini birden götürür.
Fidye yazılımı bu listeye yeni bir madde ekledi: ağdan erişilebilen yedekler saldırının ilk hedefidir. Şifrelenen sistemlerle birlikte yedekler de şifrelenirse elinizde hiçbir şey kalmaz.
Bu yüzden en az bir kopya ayrı konumda tutulmalı, mümkünse o kopyaya ağ üzerinden doğrudan erişilememelidir. Bu tek başına, yedekleme kurulumunun en değerli parçasıdır.
Testi takvime bağlayın
Geri dönüş testi, "zaman bulunca yapılacak" işler listesinde kaldığı sürece yapılmaz. Takvime bağlanması gerekir.
İşleyen bir düzen şöyledir: ayda bir tek dosya geri dönüşü, üç ayda bir tam sistem geri dönüşü, yılda bir de gerçek senaryo tatbikatı. Her testin sonucu — ne kadar sürdü, ne çalışmadı, ne düzeltildi — yazılı olarak kayda geçer.
Bu kayıt iki işe yarar. Sorun çıkmadan önce eksikleri gösterir, ve denetimde gösterilecek somut bir belge olur.
Test edilmemiş bir yedek, olduğu varsayılan bir sigortadır. Poliçeyi ilk kez hasar anında okumak istemezsiniz.