Felaket kurtarma, yazıldığı gün değil çalıştırıldığı gün sınanır. Bize gelen şirketlerin çoğu şu dördünden en az ikisini yaşıyor.
Dosyada bir felaket kurtarma planı duruyor. En son ne zaman çalıştırıldığını kimse hatırlamıyor; kriz anında ilk kez denenecek.
Yönetim "ne zaman açılırız" diye soruyor, cevap tahmine dayanıyor. Süre yazılı değil, kimse taahhüt vermiyor.
Veri duruyor, ancak onu çalıştıracak sunucu, lisans ve ağ yapılandırması hazır değil. Kurtarma günlere yayılıyor.
Kriz anında kararı kimin vereceği, kimin aranacağı ve hangi sistemin önce açılacağı belirsiz. Herkes birbirini bekliyor.
Sınır sözleşmede yazılıdır; katmanlar isteğe göre değiştirilebilir.
Felaket Kurtarma Hizmeti, kritik sistemlerinizin ikinci bir merkezde çalışmaya hazır bir kopyasını tutar. Ana merkezinizde bir kesinti olduğunda iş yükü bu kopyaya taşınır ve çalışmaya devam edersiniz.
İki soru sözleşmede yazılıdır: ne kadar sürede ayağa kalkacağınız ve en fazla ne kadar veri kaybedeceğiniz. Bu hedefler tahmin değildir; düzenli tatbikatlarla ölçülür ve raporlanır.
Kurtarma senaryosu, hangi sistemin hangi sırayla açılacağını ve kimin ne yapacağını içerir. Kriz anında karar vermeye çalışmazsınız; yazılı bir plan işletilir.
Teklif aşamasına gelmeden önce sınırların net olmasını istiyoruz.
Aşağıdaki liste standart kapsamı ve isteğe bağlı eklenebilecekleri
gösterir.
2002'den beri kurumsal sistemleri kuruyor, işletiyor ve ayakta tutuyoruz. Sunucu odasından veri merkezine, kablodan sanallaştırmaya kadar her katmanda çalıştık.
Bu işi yalnızca sağlayıcı–müşteri ilişkisi olarak kurmuyoruz. Birlikte çalıştığımız kurumların iş hedeflerini, büyüme planlarını ve kısıtlarını biliriz; altyapıyı buna göre kurar, ihtiyaç değiştiğinde yeniden şekillendiririz.
Bir arıza olduğunda hangi katmana bakılacağını biliriz. Sorunu başka bir sağlayıcıya havale etmeyiz, çözümü biz üstleniriz.
Bulut altyapısı, yerinde destek ve ağ güvenliği aynı çatı altında yürür. Sunucunuz bulutta, anahtarınız sahada olsa da süreci baştan sona aynı ekip takip eder.
Altyapı Türkiye'deki veri merkezlerimizde çalışır, veriniz yurt dışına çıkmaz. Destek ekibi de aynı ülkede; aynı saat diliminde, aynı dilde ve sizi tanıyan kişilerle konuşursunuz.
ISO 27001, 22301, 20000, 9001 ve TSE belgelerine sahibiz. Denetim geldiğinde altyapı tarafının belgesi sizden değil bizden istenir.
Ay sonunda sürpriz çıkaran değişken fatura yok. Kapasite ihtiyaca göre anlık artar, aylık tutar sözleşmede yazılıdır.
Müdahale ve geri dönüş süreleri sözleşmede yazılıdır, ne yapıldığı aylık raporda görünür. Altyapınız kurulduğu gibi kalmaz: yeni nesil çözümleri takip eder, kurumunuza uygun olanı önerir ve devreye alınmasını üstleniriz.
Yedekleme veriyi geri getirir, felaket kurtarma sistemi çalışır hâle getirir. Yedekte veri vardır ama onu çalıştıracak ortam yoktur; felaket kurtarmada ikinci merkezde çalışmaya hazır bir kopya bulunur.
Sözleşmede yazılı RTO süresi içinde. Bu süre, kapsama alınan sistemlere göre belirlenir ve tatbikatlarla doğrulanır.
Sözleşmede yazılı RPO kadar. Kopyalama sıklığı arttıkça bu süre kısalır; hedefi birlikte belirleriz.
Hayır. Tatbikatlar planlı şekilde ve üretim ortamınızı etkilemeden yapılır; sonucu yazılı olarak raporlanır.
Türkiye'de, ana merkezinizden bağımsız bir konumda. Veriniz yurt dışına çıkmaz.
Geri dönüş planı da hizmetin parçasıdır. Sistemler kontrollü şekilde ve planlı bir zaman diliminde ana merkeze taşınır.
Hayır. Kritik sistemler önceliklendirilir; kapsamı ve maliyeti birlikte belirleriz.
Günlük otomatik yedekleme, ayrı konumda saklama ve düzenli geri dönüş testleri.
İzole dijital kasada tutulan kopyalarınızla siber saldırı sonrası temiz veriye dönün.
Sistemleriniz 7/24 izlenir; arıza siz fark etmeden tespit edilir.
Hangi sistemlerin kritik olduğunu ve ne kadar kesintiye tahammülünüz olduğunu konuşuyoruz.
Kapsam, öncelik sırası, RTO ve RPO hedefleri yazılı hâle gelir.
İkinci merkez kurulur, kopyalama başlar ve ilk tatbikatla doğrulanır.